Anasayfaya Dön

En

Ku

Hızlı Erişim
Web Mail
Kütüphane
Bilgi Edinme
İletişim Bilgileri
Telefon Rehberi

Haberler

Rektörümüz DURMUŞ, "Kampüsten Kardeşliğe Bakış" Paneline Katıldı

28.09.2017

Gaziantep Üniversitesi (GAÜN) ve Türkiye Kardeşlik Birliği (TÜRKAB) işbirliğiyle hazırlanan “Kampüsten Kardeşliğe Bakış” panelinde konuşan Batman Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Aydın DURMUŞ, terör örgütü FETÖ’ye aklını kiraya verenler yüzünden 15 Temmuz hain darbe girişiminin yaşandığını, ancak milletimizin imanı, basireti ve Çanakkale Ruhuyla bu hain darbe girişiminin engellendiğini söyledi.

 

Gaziantep Üniversitesi (GAÜN) ve Türkiye Kardeşlik Birliği (TÜRKAB) işbirliğiyle hazırlanan “Kampüsten Kardeşliğe Bakış” panelinde konuşan Batman Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Aydın DURMUŞ, terör örgütü FETÖ’ye aklını kiraya verenler yüzünden 15 Temmuz hain darbe girişiminin yaşandığını, ancak milletimizin imanı, basireti ve Çanakkale Ruhuyla bu hain darbe girişiminin engellendiğini söyledi.

 

Gaziantep Üniversitesi ile Türkiye Kardeşlik Birliği’nin (TÜRKAB) desteğiyle Gaziantep Üniversitesi Mavera Kongre ve Sanat Merkezinde gerçekleştirilen panele, Batman Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Aydın DURMUŞ’un yanı sıra, Gaziantep Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ali GÜR, İnönü Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet KIZILAY, Şırnak Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Emin ERKAN, Muş Alparslan Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fethi Ahmet POLAT, Harran Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ramazan TAŞALTIN ve Adıyaman Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Talha GÖNÜLLÜ katıldı.

 

“AKLINIZI KİRAYA VERMEYİN”

 “15 Temmuz akşamı Kürdüyle, Türküyle, Arabıyla, Çerkeziyle o hain darbe girişimine karşı durarak Çok büyük bir millet olduğumuzu gösterdik” diyen Batman Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Aydın DURMUŞ, “Bizim gençlerimiz tankın önüne yatabiliyorlar. Bir doktor düşünün bir tankın altından kalkıyor öbür tankın altına yatıyor. Bu büyük bir iman kuvvetiyle açıklanır. Vatan sevgisi imandan gelir. 15 Temmuz da bunu gördük. Bu memlekette tankın altına yatabilen insanlarımız var. İnşallah Allah’ın izniyle de millet olarak bizlere bir şey olmaz. 15 Temmuz akşamı, herkes birlik beraberlik içinde Çanakkale ruhu sanki canlanmıştı orada” dedi.

Türkiye’yi 15 Temmuz’a götüren nedenleri anlatırken, “Buraya aklını, fikrini kiraya veren insanların yüzünden geldik” tespiti bulunan Rektör DURMUŞ, öğrencilere, “Bunu yapanlar, aklı, vicdanı hür insanlar değiller. Salya sümük akan bir adamın mendillerini cebinde saklayarak unvan alan insanlar bunlar. Doçent, profesör, vali, kaymakam oldu. Yürümesini, konuşmasını bilmeyen bir adamın peşine takıldı. Niye, aklını fikrini kiraya vermişlerdi. Onun için biz gençlerimizden şunu istiyoruz; aklınızı sakın kiraya vermeyin” önerisinde bulundu.

 

“OYUNLARA KARŞI BİRLİKTE OLMALIYIZ”

GAÜN Rektörü Prof. Dr. Ali Gür, birlik ve beraberliğin önemine değinerek, "Birlik olmak demek, tek düşünce demek değildir, farklı düşüncelerle bir arada yaşamaktır." dedi.

Uluslararası alanda Türkiye'yi dize getiremeyenlerin "kendi içimizden çıkmış gibi" göstererek farklı din algıları ve sömürgeci yapı üzerinden ihanet şebekeleri kurduğunu anlatan Gür, "Bunlar öyle bir ihanete kalkıştılar ki coğrafyamızda onulmayan yaralar açtılar. FETÖ yapısı çok büyük travmalar açtı. Her şerde bir hayır vardır. İçimizdeki ihanet şebekelerinin neler yapabileceğini, nasıl canileşebileceklerini ve nasıl bir ihanetin tohumlarını ekebileceklerini ve 'Vatan, millet' dedikleri halde nasıl satabileceklerini gördük." ifadelerini kullandı.

FETÖ'nün kendi dışında başka fikirleri tanımadığını aktaran Gür, şu değerlendirmede bulundu:

"(Benden ve öteki) diye ayırıyordu. Dolayısıyla fitne kabiliyeti o kadar yüksekti ki kendi dışındaki farklı fikirlerin hepsini birbirine düşman ediyordu. Sadece kendisiyle ilişki kuranlar her zaman iyiydi. Kendi dışındakiler birbirleriyle ilişki kuramazdı. İşte bu yapının şu anda bize bıraktığı bütün travmaların ötesinde bunu anlamış olduk. Bu yapı devreden çıkınca biz, farklı fikirlerle konuşmayı öğrendik. Milliyetçisinden dindarına, entelektüel solcusundan vatanseverine, ulusalcısına, herkes bir noktada vatanı müdafaa, dini inançları koruma, bayrak sevdası üzerinde birleşti. İşte ben sevgili öğrencilerimden şunu istiyorum, bu yapılara asla aldanmayacaksınız. Ve bu yapıların bize bıraktığı travmayı en kısa sürede atlatacaksınız. Bunun yolu da şudur, farklı mezheplerden, meşreplerden ve dil ve fikirden olan arkadaşlarla bir araya geleceksiniz."

 

“ÜLKE SORUNLARINDAN UZAK KALMAYIN”

Üniversitelerin sadece eğitim-öğretim görülen yerler olmadığını belirten İnönü Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Kızılay ise, öğrencilere yüksek nitelikte eğitim, öğretim almaları gerekliliğine işaret ederek, şöyle dedi: “Sizi hayatın bütün yönleriyle, bütün etkileşimleriyle üniversitede buluşturmamız gerekiyor. Derslerin, sınavların yanında ülkenin bütün sorunlarını yakından takip etmeli, kendinizi çok iyi yetiştirmelisiniz. Vatanımızın birliği, bütünlüğü açısından geleceğin teminatı olduğunuzun farkında olarak çevrenizle, arkadaşlarınızla büyük bir yola koyulduğunuzu hissetmelisiniz. Üniversitenin, şehrin, bütün imkânlarından yararlanarak kendinize, katma değerlerinizi arttırarak yatırım yapmalısınız. Sanatta, kültürde, sporda, eğitim aldığınız fakültenin yanında ekstra değerlerle yetiştirmeniz çok önemli. Etkinliklere mutlaka katılın bunun en iyi yolu da üniversitelerdeki öğrenci toplulukları. Yine sivil toplum örgütlerinde yer alın. Hatta kendiniz sivil toplum örgütleri kurun, toplumun içine, sahaya inin, insanlarla iyi iletişim içerisinde olun. Bu tür sosyal aktiviteler hem sizi hayata hazırlayacak hem de aldığınız eğitimle bütünleştirmiş olacak” diye konuştu.

 

“BİLGİ GÜÇTÜR, BİLGİSİZLİK GÜÇSÜZLÜK”

Şırnak Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Emin Erkan ise, öğrencilerin içlerinde ülke, bayrak, Allah sevgisini taşımaları gerektiğini vurguladığı konuşmasında, “Şırnak’tan 30 gencimiz rahmetli şehidimiz Ömer Halisdemir’in mezarının başında nöbet tutmak için gitti. Şırnak’ta, Siirt’te 15 Temmuz darbe girişiminde gençler tankların üzerine çıktı. İşte o sevgi kendisini ihtiyaç olunca gösterdi” dedi. Prof. Dr. Erkan konuşmasının devamında da, “Mehmet Akif’in millet kavramındaki gibi, öyle bir milletmişiz ki medeniyeti, İslamiyet’i göstermişiz. Bizim aramızda kavmiyetçilik tefrikasını sokan ve bizi sürekli küçük küçük parçalara ayırıp bölüp yutmak isteyenler var, şunu rica ediyorum; okuyun. Bilgi güçtür, bilgisizlik güçsüzlüktür. Ancak işte buralarda bilgiyi edinip ve bunu güce çevirebilirsiniz. Birlik beraberlik gücünü de iyi kullanın. 80 milyon için değil bunu 3 milyar insan için kullanmak gerek. Sadece burada birlik beraberlik değil, aynı zamanda Arıkan’ın da, Somali’nin de bize ihtiyacı var. Bosna Hersek’e giderseniz de oradaki insanlar da bir şeyler bekliyor. 80 milyon bazında düşünmeyelim, bir tık üste çıkalım hedeflerimiz belli olursa daha da güzel ve hayat tecrübesini aktaralım” dedi.

 

 

“İSLAM GENÇLERİN OMUZLARINDA YÜKSELDİ”

“İslam gençlerin omuzlarında yükselmiş bir din” diyen Muş Alparslan Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fethi Ahmet Polat ise, geleneğimizi, kültürümüzü gençlerden hareketle oluşturduğumuzu vurguladı. Gençliğin değişimin ve dinamizmin sembolü, yaşlılığın ise statükonun sembolü olarak İslamiyet dönemlerinde ortaya çıktığını aktaran Prof. Dr. Fethi Ahmet Polat, “Hz. Peygamber bundan dolayı çok kınanmıştı. Çoluk, çocukla, gençlerle oturup, kalkıyor, sohbetlerimize gençleri getiriyor gibi eleştirilere maruz kalmıştı. Hz. Peygamber o gençlerde umut ışığını görmüştü. Burada şu hususun altını çizmek istiyorum. Dinamizmi, ruhu olan, seyyah, hareketli bir gençlik oluşturmak nasıl mümkün olabilmişti? Hz. Peygamber böyle bir gençliği nasıl oluşturabilmişti? Bu gençliğin sürekliliğini nasıl temin edebilmişti? İslam toplumunda ülküsü ve idari olan bir toplum, bir gençlik oluşturma yönünde Hz. Peygamberin verdiği mesajlarla biz aslında dinamik bir gençlik oluşturabildik” şeklinde konuştu.

 

“İLKEL ŞARTLARDA ÖĞRENMEYE ÇALIŞTIK”

Kaliteli hoca ve öğrenci yetiştirilmesi konusundaki soruyu yanıtlayan Harran Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ramazan Taşaltın da konuşmasında, “Eğitim sistemimizdeki bütün eksikliklerimize rağmen kaliteli öğrencilerin kendisini çok iyi yetiştirebileceğine işaret ederek, “Bizim zamanımızda ne doğru düzgün kitap, ne not vardı, fotokopi de yoktu. İlkel şartlarda bir şeyler öğrenmeye çalıştık. İlkokulda beş sınıf bir arada tek sınıfta bir öğretmen vardı. Heyecan, gayret, sürükleme vardı. Şu andaki en büyük eksikliklerden birisi heyecanımızı biraz yitirdik ama öğrencilerimize çok iyi bir eğitim vermenin gayreti içerisindeyiz. Onların iyi bir geleceğe sahip olması için gereken tüm imkanları sunuyoruz” dedi.

 

 

 

“DÜŞÜNEN TOPLUM OLMALIYIZ”

Genel itibariyle günlük olaylara kendi kendimizi çok kaptırıp yapmamız gereken işlerimizi, istikametimizi unuttuğumuzu belirten Adıyaman Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Talha Gönüllü ise, ülkemizde kısa vadeli istikametimiz olmasından yakındı. Günümüzde halihazırda oldukça sıkışık bir dünya gördüğümüzü de kaydeden Prof. Dr. Gönüllü, “Önümüzdeki birkaç on yıl içerisinde bu dünya biraz daha sıkışacak. Biz olayın genelde sosyolojik yönleriyle meşgul oluyoruz ama işin aslında dünyadaki kaynaklarla alakalı olduğunu icra ediyoruz. Dünyadaki kaynaklar hızlı bir şekilde günümüzde daha da hızlanmış biçimde kullanılıyor. Kurulmuş hayatlarının devamı için ve bunun devam ettirilebilmesi için sürekli beslenmesi lazım. Bu beslenme için de mali kaynaklar, tabii kaynaklar bazen insan kaynağı değişik biçimlerde kullanılacak insan kaynaklarının hepsinin düşünülmesi gerekiyor. Bunu düşünen toplum olursanız siz düşünürsünüz. Siz düşünmezseniz başkaları düşünür” değerlendirmesi yaptı.